14/11/2006 -
Şehit kimdir , Gazi kime denir?
Şehit vatan, millet, Allah yolunda yaşamını feda eden insanlara denir. Müslümanlar şehitliğin Hz.Peygamber’e (s.a.v.) en yakın, yüce bir mertebe olduğunu bilirler. Bu inançladır ki; ana, babalar evlatlarını vatan hizmetine yolcu ederken “HAYDİ OĞLUM, HAYDİ GİT. YA GAZİ OL, YA ŞEHİT” derler.
Dünyamızı bir mucize portakal gibi görerek, dilim- dilim yutmaktan başka bir şey düşünmeyen emperyalistlerin buna aklı ermez. Ermediği için, metrekareye üç bin mermi yağdırdıkları Çanakkale Cephesinden, arkalarına bakmadan kaçıp gitmişlerdir. Ermediği için, Osmanlı’nın tabutundan bir Kurtuluş Savaşı mucizesinin nasıl olup da doğduğunu kavrayamamışlardır. Şayet kavrayabilmiş olsalardı,şimdilerde bile Sevr özlemiyle yanıp tutuşmazlardı.
Emperyalistler, cephe dönüşü “şehit olamadım” diye, hıçkıra hıçkıra ağlayan Kahraman Gazilerimizi de anlayamazlar. Onların bilip, anladıkları tek şey materyalizmdir. Para,para,para… Vatan, millet kavramları bunların konusu değildir. Gelsin petrol, gelsin doğalgaz, gelsin bor, gelsin throna… İnsanlığın çektiği ızdırap umurlarında bile değildir.
Yüreğimiz yanıyor!
Vatanımızın semaları yirmi yıldan beri “Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez” diye inim- inim inliyor. Bölücü terör örgütü ve onun değişik bir türevi olan Hizbullah, otuz binden fazla canımıza kıydı. Devletimizi, milletimizi 150 milyar Dolardan fazla ziyana soktu. Bizim yüreğimiz yanıyorken, sözde insan hakları savunucusu bazı kuruluşlar, halkımızla adeta alay ediyor. Safsatalarla gündemimizi işgal edip, hafızamızı köreltmeye çalışıyorlar.
Şehitlik ve Gazilik mukaddes kavramlardır.
Milletimiz Şehitleriyle doğar, Gazileriyle yaşar. Vatanımızın gerçek sahipleri onlardır. Bunu sözde bırakmamak gerekir. ŞEHİTLER ÖLMEZ sitesi bunun için kuruldu. Şehitlerimizin Ailelerini ve Gazilerimizi baş tacı yapmalıyız. Acılarını, sorunlarını hep birlikte paylaşmalı; haklarını hep birlikte savunmalıyız.
Dinimizde Şehitlik konusu çok net, çok açıktır. Yüce Allah (mealen); “Şehitler için öldü demeyin.Onlar diridirler” buyuruyor. (Bakara Suresi, 154) (Al-i İmran Suresi, 169
|